Bilindiği gibi Kayserililer ticaretci bir ruha sahip insanlardır. Mal almak için istanbula giden bir kayserili çok güzel ve geniş hemde köşe başı bir dükkanı görünce burada çok güzel ticaret yapılır düşünceleriyle dükkanın içine gayri ihtiyari uzun uzun bakar.
adamın biri kayseri meydanında ayakkabı boyatıyormus ayakkabısı nı boyayan cocukla dalga gecmek istemiş
-kayserililer esseği boyayıp satarlarmıs olemi ? demiş
Kayserili, trende yolculuk etmekte… Karsisinda oturan zatla tanisir. Dereden tepeden konusurlarken:
- Gel seninle birbirimize bilmece soralim, der. Önce ben sorayim; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin lirani alirim. Sonra sen bana sorarsin; bilirsem 10 bin lirani alirim, bilemezsem bin lira veririm.
Kayserili’nin biri Ilahiyat okumak icin Misir’a
EL-Ezher üniversitesine gitmis. Yedi senelik okulu memleketine hasret
kaldigi icin alti sene sonra birakmak istemis. Hoca’si buna üzülmüs
ve ona demiski:
birgun adamin biri bir otele gitmis…
otelde aksam yemegi yerken garson yanina yaklasmis
.sormus bir emriniz varmidir diye. garson okadar guzel sormuski adamin dikkatini cekmis